Araştırma Bilim ve Teknoloji Eğitim Fizik Genel Yaşam

Her Şeyin Teorisi

Parçacık fiziği, maddenin temel bileşenlerini ve bu bileşenlerin birbirleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. 1930’lu yılların başında fizikçilerin; 1920’lere kadar elektron ve proton olarak kabul ettikleri madde bileşenlerini farklı açılardan yeniden sorgulamalarıyla birlikte parçacık fiziği bir alan olarak fizik biliminde yerini almıştır. Günümüzde, parçacık fiziğinde gelinen nokta, “Her şeyin Teorisi” olarak adlandırılan tüm fiziksel olay ve etkileşmeleri (kuvvetleri) içine alan fizik, kuantum mekaniği ile görelilik kuramlarını birleştirmeye yönelik aktif çalışmalarla birlikte maddenin yapı taşlarına dair ve evrenin oluşumuna dair çalışmalarını teorik ve deneysel olarak sürdürülmesidir.Süper-sicim teorisi, teorik fizik ile temel matematik arasında şimdiye dek rastlanmamış bir işbirliğinin ürünüdür.

Genel relativiteden beri, fiziğin salt matematik üzerindeki etkisi az olmuştu: ancak süper-sicim teorisi, şimdi fizikçileri matematikçilere dönüştürmüş bulunuyor. Evren ise bütün madde ve enerjinin, insanların, gezegenlerin, yıldızların, kedilerin, köpeklerin, kısacası düşünebildiğiniz her şeyin yaradılıştan kıyamete kadar küçücük sicimlerin etki ve etkileşimlerine bağlandığı bir varlık olarak düşünülüyor. Bu yüzden bilim insanları, süper-sicim’i kısaca “Her Şeyin Teorisi” olarak adlandırıyorlar.“Her şeyin teorisi”, bilinen tüm fizik fenomenlerini bağlayan, onları tümüyle açıklayan ve yürütülen herhangi bir deneyin sonucunu prensipte tahmin edebilen kuramsal fizikte hayali bir teoridir. Teori; kuvvetli etkileşim, elektromanyetik etkileşim, zayıf etkileşim ve kütle çekim etkileşimi olmak üzere dört temel etkileşimden hareket ederek bu etkileşimler için gerekli olan değiş tokuş bozonlarını da her bir etkileşim türü için farklı özellikleri ile söz konusu sınıflandırmaya dahil eden standart modelin aslında ortak bir çatı altında toplanabileceği fikrinden yola çıkmıştır.

Elektromanyetik ve zayıf etkileşimin Abdus Salam, Sheldon Glashow ve Steven Weinberg tarafından kısmen birleştirilmesi bazı umutlar doğurduysa da, aradan geçen zamana rağmen deneyleri ve teorileri tatmin edecek nitelikte yeni birleştirimler henüz sağlanamamıştır.Bu teori, “son teori” olarak da adlandırılır. 20. yüzyıl boyunca kuramsal fizikçiler tarafından, evrendeki her şeyi açıklayabilecek birçok kuram önerilmesine rağmen, bunların hiçbirisi şimdiye kadar deneylerle doğrulanmamıştır ya da doğrulanamamıştır. “Her şeyin teorisi”ni oluşturmakta başlıca sorun, fizikte çözülememiş problemlerden biri olan; genel görelilik ve kuantum mekaniğinin birleştirilmesindeki zorluktur.

kaynak

Toplam 2,354 kez okundu, Bugün 12 kez okundu

PAYLAŞ
BENZER PARAGRAFLAR
Trafikten Elektrik Üreten Akıllı Yollar
Sevimli Kasaba Tirilye
Ribozomlar Ne İşe Yarar?

YORUM

*