moda Müzik

Hip hop

Aslında 70’lerin New York’unda siyahlar ve Güney Amerikalılar arasında şekillenen bir altkültür olan hip hop, günümüzde daha çok, kibarca söylemek gerekirse, mesaj kaygısı içermeyen sözleriyle ve şovenist video klipleriyle tanınan bir müzik türü olarak bilinir.Teknik olarak henüz bugünkü halinden epey uzakta olan erken dönemdeki hip hop, yoğun olarak Amerikan toplumunun en alt kesimini oluşturan Afroamerikalılar ve göçmenler arasında yayılırken, beyazlar aynı yıllarda –ki o yıllar 70’lerin başıydı– daha çok heavy metalin peşindeydi. Metalin kuru ve kaba öfkesine karşı hip hop’un siyasi bir kimlik kazanmakta olduğunun fark edilmesi üzerine Amerikan müzik endüstrisi, 70’lerde disco türüne altın çağını yaşatmak üzere güçlerini seferber etti. Disco, sistemle kavga etmeyen, siyasi bir söylem taşımayan, dans ve eğlenceyi öne çıkartan “munis” bir türdü. 70’ler, Amerika’da siyahlara ve göçmenlere yönelik ırkçılığın görece olarak hafiflemeye başladığı yıllardı ve böyle sivri siyasi oluşumlara gerek yoktu.

Akıntıya ters kürek çeken Hip Hop, sadece müzik değil, farklı sanat türleri ve ifade şekilleriyle, bir altkültür olarak yoluna devam etti. Amerika’da 60’larda siyasi eylemcilerce kullanılan bir ifade yöntemi olan grafiti, en çok New York’ta rağbet görmekteydi ve Hip Hop’un umarsız, ritme dayalı ruhunun grafiksel bir ifadesi gibiydi. Bu haliyle, Hip Hop müzisyenleri arasında çok popüler oldu. Bu arada break dance adı verilen bir dans türü de hip hop takipçileri arasında yayıldı. Dansçılar, teknik becerilerini, müzik eşliğinde sırayla “savaştırmak”talardı. Oldukça akrobatik hareketlerden oluşan bu dans, 1984 Los Angeles olimpiyatları kapanışında, Lionel Richie’nin “All Night Long” parçası eşliğinde, “nezih” bir ortamda, aynı anda tüm dünyayla buluştu. Break dans, Hip Hop’ın adeta fiziksel bir ifadesiydi.80’ler Hip Hop’un patladığı yıllar oldu. Teknoloji de, bugün geldiği seviyeye kıyasla çok gerilerde de olsa, müzisyenlerin kullanımına sunduğu elektronik ritim aygıtlarıyla (drum machine), bu ritim tabanlı müziğe hatırı sayılır bir ivme kazandırmıştı. Ayrıca, yeni geliştirilen sampler türü edevat, daha önce elle yapılan pek çok efektin elektronik olarak çıkarılmasını sağlıyordu. Böylece Hip Hop, ektronik müzikle yakın bir akrabalık da kurmuş oldu. Zaten, diğer türlerle ilişki kurmaya ve kaynaşmaya çok müsait bir doğası vardı. Aerosmith ve Run DMC’nin işbirliğiyle tüm dünyada büyük hit olmuş “Walk this way”, Rock ile Hip Hop münasebetinin nasıl olabileceğini de, ticari başarıyla göstermişti.Soğuk Savaş dinip 90’lar yaklaşırken, dünya değişmekte, kapitalizm yeni bir evreye geçmekteydi. Müzik ve doğal olarak hip hop da bir üründü ve artık zavallı siyahların siyasi yakarışlarını anlatan şiirlerden daha fazlası olmalıydı. Bu haliyle hip hop, çok pazarlanabilir bir ürün olmadığından, Amerikan müzik endüstrisi işin içine para, seks, uyuşturucu ve hatta kan enjekte etmeye karar verdi. Ayrıca, toplumun alım gücü daha yüksek kesimini oluşturan beyazların da dikaktini çekmek gerekliydi. Üstelik, Amerika’nın pek de gizli olmayan ırkçılığı, siyahlar için yeni bir rol tasarlamaktaydı. 90’lar, tıpkı dünya için olduğu gibi, hip hop için de bambaşka bir dönem olacaktı.

 

 

kaynak

Toplam 836 kez okundu, Bugün 3 kez okundu

PAYLAŞ
BENZER PARAGRAFLAR
BİR SANAT BİÇİMİ OLARAK MODA: MODA
Woodstock denince aklımıza ne geliyor?
Stradivarius Marka Bir Keman Neden Bu Kadar Özel?

YORUM

*